Türkiye Yugoslavya Olmayacak

Türkiye’de özerklik ve federasyon konuları tartışmaya açılırken, yakın tarihte cereyan eden Yugoslavya’nın çok kanlı bir şekilde parçalanarak dağılması hadisesi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Yugoslavya’daki fikri ve felsefi uyuşmazlıkların ve Batı kışkırtıcılığının eseri olan çatışma ve düşmanlık ortamının bir benzeri de Güneydoğu’da oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Dayatılmaya Çalışılan Yeni Özerlik, Osmanlı’nın Siyasal Yapısından Tamamen Farklıdır

PKK ve KCK ile Stalinist bir Kürdistan hedeflenmektedir. Hem PKK söylemleri hem de KCK sözleşmesi de bunun en net kanıtıdır. Türkiye’nin milli ve manevi deşerlerinden apayrı bir felsefede bir devlet kurulması planlanmaktadır. Bu yapının Türkiye ile asla bir bütünlük oluşturmayacağı, uyumsuzluğun gün geçtikçe artacağı ve apayrı bir yapıya bürüneceği çok net ortadadır. Düşünülen bu özerklik, Osmanlı’daki gibi tam kaynaşmış, bütünleşmiş, İslam çimentosuyla bir bina gibi oluşmuş bir birlik değildir. Bu özerklik, ayrılıktan önceki son durak olarak düşünülen pamuk ipliğine bağlı bir birliktir. Bu yüzden asla kabul edilemez hükmündedir.

Yugoslavya’da Neler Yaşandı?

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, 1980’lere kadar Doğu Bloku’nun da desteğiyle güçlü bir sanayiye sahipti. 1990’lara gelinirken 6 federe devlet ve 2 özerk bölgeden, oluşmaktaydı. Sırbistan, Makedonya, Bosna Hersek, Slovenya, Karadağ ve Hırvatistan federe devletleri oluştururken, Voyvodina ve Kosova özerk bölgeleri oluşturmaktaydı. 1990’lara gelindiğinde Yugoslav ekonomisi, sanayi tesislerinin üretimlerini Batıya, Avrupa’ya kaydırması, Doğu Bloku’nun da dağılma sürecine girmesiyle ekonomik olarak çökmüştü. Batı Almanya başta olmak üzere ABD ve NATO ittifakının da büyük gayretleriyle 1990’lar  ve 2000’ler arasındaki yaklaşık 20 yıl süren iç savaşlar, çatışmalar ve kanlı bir süreç sonunda Yugoslavya 7 ayrı devlete bölünerek parçalandı.

Yugoslavya’da önce Slovenya ve Hırvatistan, sonra da Bosna-Hersek bağımsızlık ilan etti. Kısa sürede patlak veren iç savaşla birlikte Sırbistan, önce Hırvatlarla çarpıştı, daha sonra Bosna-Hersek’i işgal etmeye başladı. 2008 yılındaki tek taraflı bağımsız ilanı ile Sırbistan yönetiminden ayrılan Kosova’dan sonra, özerk yapıda tek bölge Voyvodina kalmıştır.

Türkiye’yi Parçalanmış Olarak Gösteren Haritalar, Yugoslavya İçin de Çizilip Yayınlanmıştı

ABD, Newsweek Dergisi ile 1990 Ekim’inde Yugoslavya’nın parçalanmasını ve Avrupa’da sınırların değişeceğini bildirmişti. Newsweek’in haberinde şöyle denilmekteydi:

“20. yüzyılın bu son on yılında, Avrupa yeni bir görünüm alacak. Yeni devletler doğacak, eski sınırlar kayacak, yeni bölgesel gruplaşmalar oluşacak… Bu özel haberde, Newsweek 10 yıl sonrasına gidiyor. Bu harita elbette hayali bir resim, kimse tam olarak Yeni Avrupa’nın şeklini bilemez. Ama şu kesin ki, değişiklik acılı ve korkulu olacak. Bu işlemi yönlendirmek, yeni Avrupa düzeninin yapılarını kurmaya başlamak için 34 milletin liderleri bu hafta Paris’te biraraya geliyorlar..” 

CIA, Yugoslavya’nın Parçalanacağını 18 Ay Önceden Bildiriyor

“CIA, Yugoslavya’ya 18 ay daha tanıyor… Amerikan Gizli Haber Alma Örgütü’ne göre, Yugoslavya’nın parçalanmasına sadece 18 ay kaldı. Tito’nun ülkesine 18 aylık ömür biçen CIA uzmanları, bu sonun kanlı bir iç savaşla geleceğini de savunuyorlar.” (Sabah Gazetesi, 30 Aralık 1990)

Yugoslavya Parçalanırken Müslümanlar Katliamlara Maruz Kalmıştır

Almanya Yugoslavya’nın dağıtılması aşamasında, Slovenya, Hırvatistan ve Bosna’ya güvenlik sözü vererek parçalanmayı sağlayan baş aktörlerden birisi olmuştur. Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlık ilan ettikten sonra Bosna, Sırbistan’la başbaşa kalmak ya da iç savaş tehlikesi taşıyan bağımsızlık seçenekleri arasında bırakılmıştır. Bosnalıların iç savaş korkusu “demokratik Avrupa’da buna izin verilmez, biz sizi tanırız, o zaman Sırplar saldıramaz” sahte güvenceleriyle giderilmeye çalışıldıysa da verilen hiçbir söz Müslüman Bosna için tutulmamış, Müslüman katliamları dünyanın gözleri önünde yıllarca devam etmiştir. Bosna için kurulan bu tuzak şimdi de Türkiye ve Ortadoğu’da uygulamaya konulmak istenmektedir.

Balkanlarda, Savaş ve Bölünmenin Getirdiği Huzursuzluk ve Ekonomik Çöküntü

Hırvatistan’a başta Slovenya olmak üzere Sırbistan ve Bosna Hersek’ten yaklaşık 3 milyar Euro değerinde mülkiyet iade başvuruları, taşınmazların paylaşımındaki anlaşmazlıklar, ulusal taşımacılık şirketlerinin paylaşımındaki sorunlar hala devam etmektedir.

Yugoslavya’nın dağılması ne huzura, ne barışa, ne de ekonomik kalkınmaya yol açmış aksine oluk oluk kan dökülmesine, güç kaybına, dağılıp parçalanmaya sebebiyet vermiştir. Halen daha Kosova ile Sırbistan, Sırbistan ile Bosna Hersek arasında yoğun husumet devam etmektedir. Karadağ, Makedonya fakir ülkeler içindeyken, Bosna Hersek’te işsizlik %45 boyutlarındadır. Slovenya ve Hırvatistan dışında kalan tüm bu yeni devletler ekonomik olarak çok zayıf durumdadır.

Sonuç

Türkiye için bölünme, ayrışma aynı Yugoslavya örneğinde olduğu gibi bir parçalanmaya, yıkıma dönüşecektir. Buna neden olacak her türlü girişimden şiddetle kaçınmak en akılcı tutum olacaktır. Hedefimiz özerklik, federasyon veya eyalet sistemleriyle küçülmek değil, AB modelli güçlü bir Ortadoğu ve İslam Birliği oluşturmak olmalıdır.