Medya Terörizmin Oksijeni Olmamalıdır

Terör örgütleri eylemlerini yaygın kanının aksine güvenlik güçlerine karşı üstünlük sağlamak için değil, propaganda amacı ile yaparlar.  Örneğin bir eylemde 5 kişinin hayatını kaybetmesi o terör örgütüne sayısal üstünlük sağlamaz. Ancak medya organlarında defalarca gündeme getirilmesi ile birlikte bu eylem, toplum üzerinde sanki defalarca yapılmışcasına bir etki gösterir.

Bu nedenle teröristler eylemleri medyada ne kadar çok yer almışsa, hedeflerine o kadar çok yaklaştıklarını düşünürler. Nitekim İngiltere eski Başbakanı Margaret Thatcher, “propaganda terörün oksijenidir” demiştir. (1)

Dış politika analizi uzmanları araştırmalarında medyanın bilgiyi sunarken iki önemli araç kullandığı sonucuna varmışlardır. Bunlardan ilki; bir konunun başka konulara kıyasla daha etkili hale getirilmesi için bireyin zihninde etkinleştirilmesi olarak tanımlanan Priming (tetikleme)dir. (2)

Bu aracı kullanan kimi medya kuruluşları bazı konuları kenarda bırakarak, olduğundan abartılı ve tek yanlı yorumlarla terör konusuna öncelik vermekte, izleyicilerinde ve okurlarında belirli bir doğrultuda yönlendirme yapmaya çalışmaktadırlar. Priming ile, çoğu zaman iktidarı zayıflatmak gayesiyle, “hükümet terörizmle mücadelede başarısız, en temel görevi olan güvenliği sağlamayı bile başaramıyor” şeklindeki mesajı zihinlere yerleştirmek amaçlanmaktadır.

Priming aracı, bir ülkede, medyanın da en az güvenlik güçleri kadar önemli rol oynadığını göstermesi bakımından önemlidir. Sözgelimi bir terör örgütünün ülkenin üç-dört şehrinde olay çıkardığını düşünelim. Medya organları, bu olayları bültenlerde ya da alt yazılarda “ülke savaş alanı gibi” şeklinde başlıklarla verdiğinde –bilerek ya da bilmeyerek- eylemcilerin korkutma-yıldırma çabasına ortak olmaktadırlar. Bu durumu değiştirmenin yolu ise medya organlarının tümünün, ulusal çıkarları ve insanların tamamını koruma gayesini her türlü çıkarın üzerinde tutmalarıdır.

Medyanın elindeki diğer araç ise çerçeveleme (framing) olarak isimlendirilmektedir. Bu kavram medyanın bilgiyi nasıl sunduğu ile ilgilidir.(3) Bir olayın nasıl resmedileceği ve formatlanıp verileceği, bireylerin konu üzerindeki tutumlarını etkilemekte, davranışlarına yön vermektedir. Çerçevelemenin önemli bir parçası bilginin sunumunda görsel malzemelerin nasıl kullanıldığı ile alakalıdır.

Wall Street Journal’in PKK hakkında bir yayını, çerçeveleme konusunda verilebilecek iyi bir örnektir. Yayın kuruluşunun internetteki video sayfasında bir kadın teröriste yer verilmiştir. (4) ABD tarafından terör örgütü olarak tanınmasına rağmen PKK’nın bir üyesi söz konusu videoda sözde “bir özgürlük savaşçısı” olarak adeta yüceltilmekte ve sözde kadın hakları savunucusu gibi gösterilmektedir. Üstelik kadın terörist videoda “üç ayrı ülkede 3 farklı isimle terör eylemleri yapan PKK için faaliyet gösterdiğini” açıkça söylemektedir. Buna rağmen videodaki tüm görüntüler, kullanılan üslup teröristin neredeyse kahramanlaştırılması üzerine kuruludur.

Benzer şekilde medyada New York, Paris ya da Brüksel’deki patlamalar kanlı terörist eylemler olarak çerçevelendirilirken, İstanbul’daki patlamaların ise es geçilmesi terörizm ile mücadeledeki samimiyetsizlik örneklerindendir. Batı’da hayatını kaybedenler kıymetli görülürken Doğu’da hayatını kaybedenlerin haber değerinin dahi olmaması ne vicdana ne adalete uygundur. Üstelik bu gayri vicdani tutum öfkeyi körükleyen bir unsur olarak da karşımıza çıkmakta ve toplumlar arası ilişkileri zedelemektedir.

Terör konusunda kesinlikle ayrım yapılamaz, her nerede olursa olsun terör eylemi makul görülemez. Medyadaki terörizmle ilgili haberlerin tamamının kasıtlı olduğunu iddia etmek de şüphesiz adil bir yaklaşım değildir ve bu konuda çok titiz olunması gerektiği açıktır.

Medya duyarlı davranmalı, terör ile ilgili haberlerde hiçbir zaman için öncelikleri reyting ve rekabet kaygısı olmamalıdır. Terör örgütlerini güçlü ve etkili gibi gösterecek ima ve görüntülerden kaçınmalı, tam aksine, eylemin toplum içinde etkisiz kaldığı, hatta toplumu birliğe sevk ettiği imajını yaygınlaştırmalıdır.

Burada önemli olan terörizm haberlerinde halkı doğru bilgilendirmek, teröre karşı bilinç oluşturmak ve itidalli bir tutum sergileyebilmektir. Haksızlıkları ortadan kaldırmanın yolu hiçbir zaman şiddet değildir. Çatışma hiçbir zaman ilerleme getirmez. Kan dökerek asla netice alınamaz. Dolayısıyla medyanın öncelikli sorumluluğu şiddeti özendirmekten, bundan rant elde etmeye çalışmaktan kaçınmak olmalıdır. Bunun yolu ise her şeyden önce “terörün kaynağının daima bir ideolojik felsefe olduğunu bilmek” ve bunu her imkanı kullanarak topluma anlatmak olacaktır. Medya terörizme karşı etkili bir mücadele yürütmek istiyorsa bunu teröristin ideolojisinin yanlışlığını anlatarak  yapmalıdır.

Bir insan yanlış da olsa “bir amaca ulaşmak” için ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsa, bu yaptığının doğruluğuna “inanmış” demektir. Ve bir insanın ideolojisi eğer onu insanları öldürmeye teşvik ediyorsa, bu ideolojinin sapkın olduğu açıktır. Ancak ideolojik olarak hareket eden biri inandığı düşüncenin yanlışlığı kendisine gösterilmedikçe, bu konuda bilimsel olarak ikna edilmedikçe gittiği yoldan –sonunda ölüm bile olsa- dönmeyecektir. Dolayısıyla yapılması gereken en akılcı şey, insanları teröre yönelten sapkın inanç ve ideolojilerin geçersizliğinin geniş çaplı kültürel programlarla ortaya konulmasıdır.

İşte bu husus medyaya da önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Medya, teröristin sapkın ideolojisinin yanlışlığını göstermekle yükümlüdür. Bu uygulandığında ve medya teröristleri bir katil haline dönüştüren felsefeyi fikren darmadağın edecek haber yöntemleri kullandığında terörün “oksijeni olmak” tehlikesinden de kurtulacaktır.

Referanslar:

  1. http://mackenzieinstitute.com/terrorism-oxygen-publicity/
  2. Dış Politika Analizi, Anadolu Üni. Yayınları, ISBN 978-975-06-1609-9, Eskişehir Ocak 2013, s. 76
  3. http://faculty.buffalostate.edu/smithrd/PR/Framing.htm
  4. http://www.wsj.com/video/in-pkk-kurdish-women-fight-alongside-men-/D316C7D7-229D-4388-9D39-24B18AA868B8.html

 

http://www.harunyahya.org/

Adnan Oktar’ın New Straits Times & News Rescue’da yayınlanan makalesi:

http://www.nst.com.my/news/2016/04/140763/media-can-starve-terrorism-oxygen

http://newsrescue.com/media-can-starve-terrorism-of-oxygen/